Tarih Geriye Akmaz

a6479c5704e3b59da9cce4e26c6482d6_k
facebooktwittergoogle_plusmail

Sercan Polat (28 Temmuz 2017)

 

Dünyanın belirli kuralları vardır, ne kadar değiştirmeye çabalasa da insanoğlu bir türlü değiştiremez. Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz mesela, filler tepişir ama her zaman çimenler ezilir ve tarih geriye akmaz…

Tarih geriye akmaz diyorum çünkü tarih kendisini geriye akıtmaya çalışanları her zaman alaşağı etmiştir. Ancak Tarih geriye akmaz sözü tarih tekerrür eder sözüyle karıştırılmasın, yazımın içerisinde bundan bahsedeceğim.

Yaklaşık yüzyıllık Cumhuriyetimizin ilk yıllarına şöyle bir baktığımızda toplumumuzu tebaa’dan bireye, ümmetten halka ve millete taşımış olduğunu görürüz. Genç Cumhuriyetimiz Amacını ve idealini muasır medeniyetler seviyesine çıkmak olarak belirlemiş, ülkeyi topyekün kalkındırmayı amaçlamıştı. Tebaa yani Osmanlı’daki karşılığı koyun sürüsü olan, Cumhuriyet’in erdemiyle birey olmuş insanlarımız da bu yüce idealler uğruna elinden geleni fazlasıyla yapmanın peşine düşmüşlerdi. Peki ya şimdi; bugün sosyolojik olarak insanımızın kimyasına baktığımızda, ülkede kötü giden ne var ise bunlara kayıtsız ve sessiz kaldığını görüyoruz. Buna sebep olan birden çok etken vardır, eğitim, partizanlık, geçim kaygısı vs. Ancak büyük başarılara imza atmış bir milletin bu kadar sessiz kalmasını en iyi açıklayan şey bugün şartlarında amaçsız bırakılması yani ülküsünden uzak kalmasıdır. Hatırlayalım her sabah okullarda okutulan o andımızı; “Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!” İşte türlü gerekçelerle yasaklatılan içerisinde Atatürk ve vatan sevgisi üzerine yıllarca yemin ettiğimiz “Andımız”… Amaçsız bir toplum asla ama asla ilerleyemez ve gelişemez. Peki nasıl Cumhuriyet erdeminden vazgeçiriyorlar ve ülküsüz bırakıyorlar vereceğim bir örnekle de anlatayım…

2013 yılı Mayıs ayıydı. Taksimi yayalaştırma adı altında Gezi parkına kepçeler, kamyonlar girdi ve orada bu projeye karşı bir direniş başlatıldı. Günler geçtikçe Taksime, Gezi Parkına dair aslında iktidarın ne düşündüğünü Erdoğan’ın şu sözleriyle çok daha iyi anladık; “Taksim’deki kışla inşallah isteseler de istemeseler de tarihine uygun olarak o da yapılacak. Orada bir tarih müzesi yapacağız, bir şehir müzesi yapacağız. Bitmez, şu andaki Atatürk Kültür Merkezinin olduğu yere, yanındaki boşluk, arkasındaki boşluk tamamıyla orası yıkılacak ve Türkiye’nin ilk opera binasını da inşallah oraya yapacağız.”

Atatürk Kültür Merkezi yani AKM’yi yıkarak Atatürk’ün adını buradan da silmek istediğini biliyoruz; lakin nedir bu Topçu Kışlası ? Tarih 1909, 3. Selim tarafından yaptırılan Topçu Kışlasında (Hicri 31 Mart) 12 Nisan gecesi toplanan Avcı Taburu askerleri subaylarına karşı ayaklanarak, 2. Meşrutiyet’i kabul etmediklerini belirttiler ve İttihat ve Terakki’den kimi buldularsa, istibdat karşıtı kim varsa öldürmeye yemin ettiler. Yani yukarıda belirttiğim gibi ileriye akan tarihi geriye akıtmaya çalıştılar. Yeniliklere karşı irtica faaliyetleriyle Osmanlı’yı ayakta tutacaklarını sandılar. Olaylar bu yönüyle seyredince Selanik’te toplanan devrimci subayların oluşturduğu “Harekat Ordusu” isyanı bastırmak için İstanbul’a girdi, Taksim’e geldi ve isyancıların merkezi olan Topçu Kışlası topa tuttu. İsyan bastırıldı, o tarihi geriye akıtmak isteyenler alaşağı edildi. 2. Abdülhamid tahttan indirildi ve Selanik’e yollandı, böylelikle yeni bir tarih yazılmış ve şekillenmiş oldu.

İşte gericiliğin merkezi olan Topçu Kışlası’nın da böyle bir geçmişi bulunmakta. Yukarıda belirtmiştim, sistematik bir şekilde Kışla örneğinde de yaptıkları gibi bu ülkenin ve Cumhuriyetin kurucu tüm değerlerine saldırıyorlar ve milli bilinci, ülküyü ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. İstiyorlar ki bunlar koyun sürüsü olsun bizler de güderiz, istiyorlar ki bunlar sessiz kalsın bizler de konuşuruz. Bu büyük millet ivedilikle milli bilincine kavuşmalı, bir gaye bir amaç etrafında birleşmelidir. Daha fazla milli değerlerinin yok edilmesine de sessiz kalmamak bu ülkenin muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasının başlangıcı olacaktır.

 

 

Not: Tarihi geriye akıtmaya çalışanlara sözüm O’dur ki tarih tekerrür eder ve Topçu Kışlası başınıza yıkılır. Not 2: Selanik’ten gelip isyanı bastıran Harekat Ordusunun içerisindeki Kurmaylardan birinin adı da Mustafa Kemal’dir ve bilin istedim bu topraklarda Mustafa Kemal’ler bitmez..

 

 

 

Yazı için kullanılan görsel https://istanbulsoup.wordpress.com/ internet sitesinden alınmıştır. Yazı halkci.org için yazılmıştır.