Tag Archives: marksizm

Halkçılık Nedir? -3

126-1
facebooktwittergoogle_plusmail

paracomandante – (25 Mayıs 2016)

Bu serinin birinci bölümünde, Türkiye’deki cumhuriyet devriminin (1792 devriminin de olduğu gibi) burjuva değil halkçı bir karaktere sahip olduğunu; ikinci bölümünde yerel bir ilerici adımın global anti-kapitalist direnişe nasıl dahil olabildiğini Marx’ın ortaya koyduğu çeşitli tezler vasıtasıyla anlatmaya çalışmıştım. Bu bağlamda temel ve hala güncel bir soru gündeme gelmişti. Ne yaptığımızı bildiğimizde yani ideoloji perdesini araladığımızda mı kapitalizme karşı direnmeye başlarız, yoksa ne yaptığımızı bilmesek de böylesi bir harekete dahil olabilir miyiz? Bu noktada iki eğilimden söz etmiştim: ilki, bir ilerici hareketin kurduğu sınıfsal cepheyi, yani barikatların niteliğini algılayamayarak, ideoloji perdesinin aralanmasını ve işçilerle burjuvazinin soyut bir savaşını talep eden uç sol eğilimlerdir, bu eğilim hem ideoloji perdesinin aralanmasını, yani yanılsamanın arkasındaki esas gerçeği bulmayı ister, hem de yanı başında sürmekte olan savaşın niteliğini algılamakta yetersiz kalır, hem araştırır hem kördür. İkinci eğilim ise tüm barikatların kaldırılmasını ve tam bir özgürlükçülük, tam bir anarşizm talep eden sol liberal siyasettir. Bu eğilim barikatları kaldırdığında ise neler olduğunu biliyoruz, toplumsal sahaya doluşan ırkçı ve dinci eğilimler, her türlü gericilik ve elbette bunu takip eden neoliberal talan. Özetle ilki, antagonizmanın niteliğini algılayamaz, ikincisi ise antagonizma değil salt agonizma talep eder. İkisi de kurulan ilerici harekete eş ölçüde zararlıdır. Bir örnek vermek gerekirse, neoliberal çete cumhuriyetçi barikata saldırırken, ilki barikatı terk edip daha dar başka bir antagonizma talep eder ve ikincisi tüm barikatların kaldırılmasını talep eder. İkisi de görünüşte sol siyaset içindedir, ancak ikisi de nihayetinde sınıfa değil doktrine döner, doktrinci eğilimlerdir bunlar özetle. Devamını oku