Tag Archives: ispanya

İspanya’da Seçimler: Ülke Koalisyona Mecbur, Podemos Üçüncü Oldu…

spain adays
facebooktwittergoogle_plusmail

halkci.org – (21 Aralık 2015)

 

20 Aralık 2015 Pazar günü İspanya’da yapılan seçimin sonuçları netleşmeye başladı. Yaklaşık 36.5 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimlere katılımın önceki seçimlerin çok az bir oranda altında olduğu belirtiliyor.

İktidarda bulunan sağ parti PP ( Partido Popular) geçerli oyların yaklaşık %28’ine tekabül eden 7 milyonun üzerinde oy alarak birinci parti olurken meclisteki sandalye sayısı açısından sadece 123’te kaldı. 350 sandalyeli parlamentoda çoğunluk için 176 sayısına ulaşılması gerekiyor. Bir önceki seçim sonuçlarında PP 187 milletvekiline sahipti ve yaklaşık olarak oyların %45’ini almıştı. Seçimlerde ikinci olan merkez sol PSOE (Partido Socialista Obrero Español) 5.5 milyon oy ve %22 oyla parlamentoda 90 sandalyenin sahibi oldu. İspanya’nın ‘Geziciler’i olarak bilinen PODEMOS bu girdiği ilk genel seçimde yaklaşık 5.2 milyon oy alarak %20 oy oranıyla 69 milletvekilliği kazanmış oldu. Yine yeni partilerden siyasal yelpazenin merkezinde yer alan C’s (Ciudadanos) 3.5 milyon oy ve %14 civarında oyla 40 sandalye elde etti. Bunun dışında Katalonya temelli ERC (Esquerra Republicana de Catalunya) 9 milletvekilliği alırken, yaklaşık 1 milyon oy almasına karşın radikal sol UP-IU (Unidad Popular –  Izquierda Unida) sadece 2 koltuk sahibi olabildi.

Bu sonuçlara göre yeni hükümet için koalisyonun zorunlu olduğu bir meclis aritmetiği öne çıkıyor. Hatta 176 sayısına ulaşmak da kolay olmayacak gibi gözüküyor. Merkez sağda tariflenebilecek PP ve C’s ‘in toplamı 163’te kalırken; PSOE, PODEMOS, UP-IU gibi sol partiler toplamı 161 yapıyor. Bunun yanında bölgesel gücü olan partilerin talepleri ile PSOE ve PP gibi merkez partilerin uzlaşmaları da fiilen pek olası gözükmüyor. İspanya’da en büyük iki partinin koalisyonu da dahil olmak üzere, farklı olasılıklar üzerinde durulacak. Buna karşın seçim sonuçları PODEMOS lideri Pablo İgelesias’ın deyimiyle İspanya’da yeni başlayan bir dönemin de müjdecisi olmuş durumda. İspanyol siyasal yaşamının sadece PP ve PSOE gibi iki parti tarafından belirlenmesi artık resmi olarak da tarihe karıştı.

 

Haber-yazıda kullanılan görsel için “euronews.com” internet sitesinden yararlanılmıştır.

İspanya’da İki Partili Sistemin Sonu: Podemos Yıl Sonundaki Seçimler İçin Artık Daha İddialı

Colau, leader and local candidate of "Barcelona en Comu" party, celebrates her victory after the regional and municipal elections in Barcelona
facebooktwittergoogle_plusmail

halkci.org – (27 Mayıs 2015)

2015 yılının sonunda genel seçimlere gidecek İspanya’da, 24 Mayıs’ta İspanya içindeki 17 bölgenin 13’ünde yerel seçimler yapıldı. Yerel seçimler çerçevesinde ‘toplam oylara’ bakıldığında halen iktidarda olan merkez sağ Partido Popular(Halk Partisi) oyların %27’ye yakınını aldı. Muhalefetteki merkez-sol parti Partido Socialista Obrero Español (İspanyol Sosyalist İşçi Partisi) oyların yaklaşık %25’ini alarak toplamda en fazla oyu alan 2. parti oldu. Diğer taraftan Podemos genelde platformlar üzerinden seçime girdiğinden partinin net bir yüzdesinden bahsetmek zor, buna karşın toplumsal desteği artık en az diğer ‘iki büyük parti’ kadar. İktidar partisi PP yaklaşık 10 puan, muhalefetteki PSOE ise yaklaşık 2 puanlık oy kayıpları yaşadı. Dolayısıyla toplamda en yüksek oyu alan iki parti için sonuçlar aslında ‘başarılı’ değil. Devamını oku

Podemos Devrimi: Küçük bir radikal akademisyenler grubu Avrupa siyasetini nasıl değiştirdi?

podemoskapak
facebooktwittergoogle_plusmail

Giles Tremlett – Guardian (31 Mart 2015)

Madrid’de Complutense Üniversitesinin Siyasal Bilgiler Fakültesinde 2008 ders yılının başlangıcıydı. Saçı at kuyruklu, kaşı piersingli 29 yaşında bir öğretim üyesi, Pablo İglesias, sınıfa girip öğrencilerini selamladıktan sonra hepsini sıralarının üstüne çıkmaya davet etti. Bundan murat, Ölü Ozanlar Derneği filmindeki bir sahneyi yeniden canlandırmaktı. İglasieas’ın meramı açık ve netti. SBF öğrencilerinin siyasal iktidarın ne olduğunu öğrenip araştırmaları lâzım geliyordu, mâdem öyle, muktedirlere karşı gelinebileceğini de öğrenip bilmeliydiler. Böyle numaralar hocanın alışıldık öğretme taktiklerindendi. Ona göre, siyaset sırf bir akademik araştırma konusu değildi. Ya yaptığınız ya da yapmazsanız başkalarının size yaptığı/yapacağı bir şeydi siyaset. İglesias bir üniversitesi hocası – ve Karşı-iktidar adı verilen bir üniversite örgütünün kurucusu – olarak akıllı, hiperaktif ve öğrenci protestolarını desteklemekte çabuk davranan bir kişiydi. Komünist yönelimli İspanya solunun klasik doktriner entelektüel tipinden farklıydı. Ama dünyadaki kötülüklerden dolayı suçlanması gerekenin ne olduğu konusunda kafası netti: Ronald Reagan ve Margaret Thatcher’ın açtığı yolda kendisini gelişmiş dünyanın hâkim ideolojisi kılmış olan dizginsiz, küreselleşmiş kapitalizm. Devamını oku