Tag Archives: işçi sınıfı

Artık Hepimiz Güvencesisiz

Warehous28_01
facebooktwittergoogle_plusmail

Charlie Post - JacobinMag (20 Nisan 2015)

Ekonomi değişiyor ve iş daha da güvencesizleşiyor. Bu yeni koşullarda, radikaller nasıl örgütlenebilir?

Neoliberalizm, yeni bir kavram olmaktan çıktı. 1970’lerden bu yana kavramın “Sanayisizleşme” ile birlikte merkez ekonomiler yaşanan değişimleri tanımlamak için kullanıldığı herkesin bildiği bir şey. Ancak, yakın zamanlarda aktivistler bu türden bir sermaye rejiminin sınıf yapısı üzerine olası sonuçlarının ne olacağını üzerine düşünmeye başladı: ve onlara göre, bu bahsedilen durum özünde yeni ve farklı bir şey miydi? Sendikacılık ve reform stratejilerini geçersiz kılan güvencesizlik ve emeğin bölündüğü bu –yeni- koşullar, emek hareketi konusunda radikal perspektifleri değişime zorlar mıydı?

Bazılarının dillendirmeye başladığı “prekarya” kavramı da bu hisleri ve teorileri bir araya getiren ve sol’da olanların çoğunun da onayı kazanmış bir kavramdı.

American Road to Capitalism kitabının yazarı Charlie Post, “prekarya”nın bugün çalışanların yüzleştiği değişimleri anlamada son derece yanıltıcı bir kavram olduğunu öne sürer. Black Sheep Radyosu için Tessa Echeverria ve Andrew Sernatinger tarafından yapılan bu röportajda radikaller varolan emek hareketiyle nasıl bir ilişki kurmalı ve yeni ekonomi koşullarına verilecek yanıtta taktiklerimizi nasıl değiştirmeli gibi bir dizi konu tartışılıyor.

03_281 Charlie ultra reduced image

Charlie Post

Devamını oku

Yaşasın 1 Mayıs !

1 mayıs amca
facebooktwittergoogle_plusmail

Halkci.org – (1 Mayıs 2015)

 

mayday-3

8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat serbest zaman talebini betimleyen illüstrasyon http://bellacaledonia.org.uk/ adresinden alınmıştır.

Tüm dünyada ‘emeğin/emekçilerin günü’ olarak bilinen 1 Mayıs’ın kökleri işçi sınıfının mücadelesine dayanıyor. Rosa Luxemburg ve birçok önemli düşünür, 1 Mayıs’ın köklerini tartışırken, Avustralya’lı işçilerin 1856’da Melbourne kenti merkezli ‘8 saatlik işgünü’ mücadelesi eksenli eylem, etkinlikler ve bir günlük ‘genel grev’ ilanına gönderme yaparlar. ABD’de Amerikan İşçi Federasyonu (AFL)’nin 1886 1 Mayıs’ında yine ‘8 saatlik işgünü’ talebiyle grev ve gösterileri bu tarihin evrensel bir tarih olmasında oldukça önemli bir yere sahip oldu. Chicago’daki eylemlere binlerce işçinin katıldığından bahsedilir. 3 Mayıs’ta polisin üç işçiyi öldürdüğü olaylar yaşanır. Haymarket Olayı olarak bilinen olay ise 4 Mayıs’ta gerçekleşecektir; işçi ölümlerini protesto eden mitingin sonlarına doğru tam olarak netleştirilemeyen şekilde polislerin olduğu bölgeye ve kürsüye yakın bir alana bomba atılır. Sonrasında yüzlerce işçi tutuklanır, kimi işçi liderleri idamla cezalandırılır. Olaylar sonrasında sıklıkla gündeme gelecektir. 1889’da 14 Temmuz’da ilk kongresi gerçekleşen, ağırlıkla Avrupa merkezli sosyalist partiler ve işçi partilerinden oluşan İkinci Enternasyonal bu ilk kongresinde 1 Mayıs’ı Uluslararası İşçi Günü/Emeğin Günü olarak gündemine aldı…Kimi kaynaklarda belirtildiği şekliyle 1891’de, Brüksel’deki Enternasyonal’in ikinci kongresinde ise resmi olarak tanınmıştır. Kimi kaynaklarda ise ‘Haymarket Olayları’na aslında Enternasyonal’in kararında değinilmediği hatırlatılarak, 8 saatlik işgünü ve işçi hakları için belirlenen bir tarihten bahsedilir.  Devamını oku

Devrimler Tarihinde Bir Kilometre Taşı: Paris Komünü’yle Gökyüzü Aydınlanıyor

Commune_de_Paris_barricade_boulevard_Voltaire
facebooktwittergoogle_plusmail

Dinçer Mendillioğlu – (06.04.2015)


Paris Komünü: 18 Mart 1871 – 28 Mayıs 1871

İnsanlık tarihi, insanlık olma bilincinin yerleşiminden günümüze değin gelen süreç içerisinde sınıf olma bilinci oluşsun oluşmasın, hep dizginlenemez özgür irade ve bu bağlamda insani yaşama savaşımı içerisinde yer almıştır. Bu savaşım kolektif bir mücadele içerisinde adını örgütlülük olarak almış ve tanım bu ismin etrafında birleşmiştir. İnsanlık tarihini mücadeleler tarihi olarak da adlandırabiliriz. Evrensel insanlık yasaları içerisinde adları konulmamış olsa da, insanlık kendi kaderlerini tayin için uzun bir yürüyüşe çıkmıştır. Bu başlangıçta bir ütopya olarak değerlendirilirken insanlığın sınıflara bölünmesi ile emeğin üretimden gelen, hak sahiplerine değil, bu emeği sömürenlere dağıtılması eşitsizliği doğurmuştur.
Devamını oku

‘Prekarya’ Tartışması : Yeni Bir Sınıf mı? İşçi Sınıfının Parçası mı?

precarious work
facebooktwittergoogle_plusmail

M.Berkay Aydın – (05 Nisan 2015)

Güvencesizlik son yıllarda çok daha fazla konuşulan bir kavram oldu. Günümüzün kapitalizmi çalışanları, ki nüfusun çok çok büyük bir ağırlığı, artık daha güvencesiz bir geleceğe doğru atıyor. Bu durum çok geniş kesimler için geçerli, sadece ‘az gelirli/niteliksiz’ olarak tanımlanan işler değil, kapitalizmin güncel sürecinde adeta koca bir hayat ‘güvencesizlikle’ tanımlanır hale geliyor…Bahsedilenler sadece Batı’da refah devletinin çöküşüyle de açıklanabilir halde değil. İş, günlük yaşam ve kocaman hayatlar adeta güvencesizliğin yansımaları halinde… Devamını oku

Sendikalar Ne Durumda? : 2015 Ocak Ayı Verileriyle Türkiye’de İşçi Sendikaları Panoraması

miner-smoking
facebooktwittergoogle_plusmail

M. Berkay Aydın – (03 Nisan 2015)

Türkiye’de sendikalar ve emekçilerin örgütlülüğüne ilişkin oldukça fazla çıkarım, değerlendirme ve temenni yapıldığı görülmekte, buna karşın yasalarla düzenlenen çerçeve, işkolları, toplam işçi sayıları, Konfederasyonlar veya sendikaların genel bir panaroması çok da öne çıkartılan bir durum değil. Toplumsal mücadelenin yükselişi dönemlerinde ara ara kulaklara çalınan ‘genel grev’ veya benzeri durumların oluşabilmesi her ne kadar tamamen belirleyici olmasa da bu genel panaroma ve ‘sendikaların’ güncel durumlarına bağlıdır… Devamını oku