Tag Archives: cumhuriyet

29 Ekim’de Ankara’da Cumhuriyet, Vatan ve Hürriyet Yürüyüşü

hurriyet-hareketi-laiklik-ve-cumhuriyet-icin-yuruyecek-370680-5
facebooktwittergoogle_plusmail

halkci.org (27 Ekim 2017)

 

Bu yıl gerçekleşecek olan 29 Ekim etkinliklerinde Ankara sokakları yine büyük kalabalıkları bekliyor. Son yıllarda artan oranda halk kutlamaları şeklinde organize edilen 29 Ekim’lerde ülkenin birçok kent ve ilçesinde yoğun katılım ve coşku dikkat çekiyor. Bu yıl da Türkiye’nin hemen her yerinde 29 Ekim için etkinlikler olacak.

29 Ekim etkinliklerinin en önemli merkezlerinden birisi her sene olduğu gibi yine şüphesiz Ankara. Ankara’da yurttaşlar 29 Ekim günü 11.00’de Ulus’ta Birinci Meclis’te buluşarak Anıtkabir’e yürüyecek. CHP örgütlerinin yanında çeşitli demokratik kitle örgütleri de 29 Ekim için Birinci Meclis’ten Anıtkabir’e yürüyüş çağrısı yapıyor.  Devamını oku

Tarih Geriye Akmaz

a6479c5704e3b59da9cce4e26c6482d6_k
facebooktwittergoogle_plusmail

Sercan Polat (28 Temmuz 2017)

 

Dünyanın belirli kuralları vardır, ne kadar değiştirmeye çabalasa da insanoğlu bir türlü değiştiremez. Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz mesela, filler tepişir ama her zaman çimenler ezilir ve tarih geriye akmaz…

Tarih geriye akmaz diyorum çünkü tarih kendisini geriye akıtmaya çalışanları her zaman alaşağı etmiştir. Ancak Tarih geriye akmaz sözü tarih tekerrür eder sözüyle karıştırılmasın, yazımın içerisinde bundan bahsedeceğim. Devamını oku

Başkanlığın Gölgesinde İhtiyaç ve İlkeler

Cv32HN7W8AESTt7
facebooktwittergoogle_plusmail

Onur Alp Arıkan*  (12 Şubat 2017)

 

Ülkemiz için yine zor bir dönemecin eşiğinde olduğumuz ya da bir tarihsel bir kavganın bizim için uğrak noktalarından birinde olduğumuz sert mizaçlı bir dönemdeyiz. En apolitik bireyin bile kaotik tahminler yaptığı , bizim bile alışık olmadığımız bir tablodan bahsediyoruz. Açmak gerekirse referandum öncesi belki de sığ bir tartışma konusu yani “Referandum sonrası ne olur ?” sorusu. “Evet” çıkarsa bitiyor mu gerçekten her şey ya da “Hayır” çıkarsa bunu bizim yanımıza kimi klikler kar bırakmaz ve malum iç savaş gerçekten çıkar mı ? Yoksa sonunun hiçbir şey değiştirmeyeceği bir algı savaşı mı bu ? Devamını oku

CHP’den İzmir Gündoğdu Meydanı’nda Cumhuriyet ve Demokrasi Buluşması

GUNDOGDUDA CUMHURIYET VE DEMOKRASI MITINGI
facebooktwittergoogle_plusmail

halkci.org – (05 Ağustos 2016)

 

04 Ağustos 2016’da saat 19.30’da İzmir Gündoğdu Meydanı’nda başlayan Cumhuriyet ve Demokrasi Buluşması’nda coşkulu bir kitle dikkat çekti. CHP’nin çağrısıyla gerçekleşen buluşmada Kemal Kılıçdaroğlu ilk kez Taksim Buluşması’nda okuduğu ve katılan binlerce insanın onayına sunduğu 10 maddelik Taksim Manifestosu’nu Gündoğdu Meydanı’nı dolduran onbinlerce insan için de madde madde okudu. Kanlı darbe girişimine karşı Cumhuriyet ve demokrasi vurgularını öne çıkaran Kılıçdaroğlu, bu darbenin Cumhuriyet tarihinin en kanlı darbesi olduğunu vurguladı. Cumhuriyet’in kurucu değerleri vurgusunun Taksim Buluşması’na göre daha da belirginleştiği konuşmasında Kılıçdaroğlu, “FETÖ terör örgütü devlete sızmadı; adım adım, planlı bir şekilde devlete yerleştirildiler” ifadesini kullandı. Her türlü darbe ve diktanın karşısında olmaya devam edeceklerini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonlarına doğru yakın gelecek siyasal gündemi belirlemesi muhtemel süreci sorgulayan bir vurgu yaptı: Devamını oku

Halkçılık Nedir? -3

126-1
facebooktwittergoogle_plusmail

paracomandante – (25 Mayıs 2016)

Bu serinin birinci bölümünde, Türkiye’deki cumhuriyet devriminin (1792 devriminin de olduğu gibi) burjuva değil halkçı bir karaktere sahip olduğunu; ikinci bölümünde yerel bir ilerici adımın global anti-kapitalist direnişe nasıl dahil olabildiğini Marx’ın ortaya koyduğu çeşitli tezler vasıtasıyla anlatmaya çalışmıştım. Bu bağlamda temel ve hala güncel bir soru gündeme gelmişti. Ne yaptığımızı bildiğimizde yani ideoloji perdesini araladığımızda mı kapitalizme karşı direnmeye başlarız, yoksa ne yaptığımızı bilmesek de böylesi bir harekete dahil olabilir miyiz? Bu noktada iki eğilimden söz etmiştim: ilki, bir ilerici hareketin kurduğu sınıfsal cepheyi, yani barikatların niteliğini algılayamayarak, ideoloji perdesinin aralanmasını ve işçilerle burjuvazinin soyut bir savaşını talep eden uç sol eğilimlerdir, bu eğilim hem ideoloji perdesinin aralanmasını, yani yanılsamanın arkasındaki esas gerçeği bulmayı ister, hem de yanı başında sürmekte olan savaşın niteliğini algılamakta yetersiz kalır, hem araştırır hem kördür. İkinci eğilim ise tüm barikatların kaldırılmasını ve tam bir özgürlükçülük, tam bir anarşizm talep eden sol liberal siyasettir. Bu eğilim barikatları kaldırdığında ise neler olduğunu biliyoruz, toplumsal sahaya doluşan ırkçı ve dinci eğilimler, her türlü gericilik ve elbette bunu takip eden neoliberal talan. Özetle ilki, antagonizmanın niteliğini algılayamaz, ikincisi ise antagonizma değil salt agonizma talep eder. İkisi de kurulan ilerici harekete eş ölçüde zararlıdır. Bir örnek vermek gerekirse, neoliberal çete cumhuriyetçi barikata saldırırken, ilki barikatı terk edip daha dar başka bir antagonizma talep eder ve ikincisi tüm barikatların kaldırılmasını talep eder. İkisi de görünüşte sol siyaset içindedir, ancak ikisi de nihayetinde sınıfa değil doktrine döner, doktrinci eğilimlerdir bunlar özetle. Devamını oku

Halkçılık Nedir ? – 2

Resim1
facebooktwittergoogle_plusmail

paracomandante – (12 Mayıs 2016)

 

Marx 1848’de sokakları izliyor ve Engels’le beraber Komünist Manifesto’yu yazıyorlar. Kitabın son bölümünde devrimci acil bir önlem planı önerilir. Herkes bunları bildiği için burada tekrarlamaya gerek yok. Çok sonra 1871’de yine sokakları izlerler ve bu sefer 1872’de devrimci programın birden çok olabileceği notunu eklerler. Durum değişmiştir. Peki bu keskin geçişin sebebi nedir? Esasında tüm Marksistlerin bildiği bir şeyi Althusser çok açık bir dille neredeyse bir yüzyıl sonra söyler. Sınıf savaşı, futbol sahasında karşılaşan iki takımın “hadi şimdi savaşalım” demesiyle ortaya çıkan bir olgu değildir. O halihazırda oradadır, zaten içindesiniz, ancak görebilmek için ideolojik bir duvarı aşmanız gerekir. Buradaki amacım Althusser’in ideoloji teorisi üzerinden, bir kez daha içinden çıkılamaz bir sistem analizini geliştirmek değil, esasında bugünkü politik sorun çok başka bir yerdedir: kitleler “ne yaptığını bilmeden” kapitalizme karşı mobilize olabilirler mi? Yani ideolojik duvarı aşmamız gerekmeden, entelektüel birikimimiz ve bilgimizle değil ama arzumuzla bunu yapabilir miyiz? “Halkçılık nedir?” sorusunun ikinci odağı işte bu konudur. Devamını oku

Halkçılık Nedir?

hasan-oğlan-1941_670
facebooktwittergoogle_plusmail

paracomandante – (7 Mayıs 2016)

 

Halkçılık Nedir?

Kimi zaman bazı şeyler yanlış gider ve yanlış yaptığımızı ancak ısrara son verip bir süre nefes alırken fark ederiz. O küçük soluklanma sırasında elimizdeki aletleri, kullandığımız yöntemi ve yapacağımız işi gözden geçirme imkânı doğar çünkü. Sanki tam olarak böyle bir andayız. Yöntemimizi ısrarla savunurken bir şeyler ters gitmiş ve istemediğimiz bir sonuç vermiştir. Ve sorunu düzeltip, her şeyi eski yerine koyup, yeni bir başlangıç yapmak istediğimizde, bu sefer yöntemi değiştirmek gerekir. Bu oldukça basit bir şey, farkında olmadan bunu her gün yapıyoruz, ancak elimizde başka bir yöntem yok ise ne yapacağız? Devamını oku

Twitter Karakteri Paracomandante ile Ropörtaj: “ters duran Laclau’yu ayakları üzerine dikmek”

e27815231cdbc8f2be13ba24b4100962
facebooktwittergoogle_plusmail

Paracomandante (25 Nisan 2016) – ohaber.com (Ropörtaj : Çağdaş Gökbel)

 

ABC gazetesindeki söyleşilerimizden sonra twitter da sana ve bana yönelik olarak bazı kullanıcılar sert eleştirilerde bulundu. Hatta senin için liberal yakıştırmaları yapıldı. Kendi adıma seninle yaptığım söyleşilerden çok memnunum. İnsanların neden böylesine sert yorumlar yaptığını bize açıklar mısın? Devamını oku