Referandumda Kararsız Olan İşçiler ve İşsizler İçin Zonguldak’tan Bir Örnek Olay

maden_iscisi
facebooktwittergoogle_plusmail

M. Berkay Aydın (9 Nisan 2017)

 

4 Nisan’da Zonguldak’ta ‘toplu açılış töreninde’, Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması esnasında işçilerin attığı ‘işçi alınsın, üretim artsın’ sloganına sert tepki göstermişti. Hızlı ülke gündeminde çok fazla kendisine yer bulamayan bu durum, aslında önemli bir örnek olaydır. Açılışa gelip destek sunan, ama slogan atan işçilerin slogan atmamasını isteyen Erdoğan, videoda yer alan şu ifadeleri kullanmıştı :

 

Zonguldak maden işçilerinin sendikası Türk-İş’e bağlı GMİS’in Yönetim Kurulu’nun açıklaması aşağıya eklendi…Ki unutulmasın, işçiler oraya Cumhurbaşkanı’nın açılışına destek amacıyla da gitmişlerdi. Oldukça dikkatli bir dille yazılan metinde sendika bunu açıklıyor zaten. Bu durumda bile, ‘işçi alınsın, üretim artsın’ gibi, açıklamada da geçtiği şekliyle Zonguldak’ın tarihsel sloganlarından birisi olan ifade bu tepkiyle karşılaşıyorsa, hem Zonguldak’ta hem Türkiye’de emeğiyle geçinenler, işçiler, işsizler her şeyi tekrardan düşünmek durumunda…Başkanlık sistemi tartışmaları da dikkate alındığında ileride hangi talepler nasıl karşılanır bir düşünmek zorundalar…Üstelik açıklamalar esnasında (videonun sonunda) üzgün ve kırgın gözüken sarı baretli maden işçilerinin muhtemelen çoğu kendisini seçimlerde de destekleyen işçiler, ki oraya gelmişler…Bir seçim veya referandum sürecinde talep iletiyorlar…Ötesini siz düşünün artık…En masum bir sloganda dahi bir anda durum ‘fitne unsurlarına’ ve benzeri noktalara gelebiliyor. Elbette bu durumda ülkenin genel atmosferinin de etkisi var.

Şu an doğrudan okuyanı ilgilendirmeyen bir durum gibi değerlendirilebilecek, bir bölgeye özgü bir sorun olarak görülebilecek şey aslında ülkede işçi ve emekçiler için, işsizler için de ciddi veriler barındırıyor. Kırılmış gözüken maden işçilerinin pozisyonuna, bir çok insan düşebilir. Bugün memleketin güncel referandum tartışmasına ‘doğrudan’ siyasi lider desteklemek şekliyle bakıp, ‘kontrol’ edilmeyen, ‘uyarılmayan’ bir güç karşısında ilerideki pozisyonlarını hesap edemeyenler bu duruma düşme konusunda oldukça favori…Eğer geniş kitleler değerli olmak istiyorlarsa, ‘kontrol’ün kendilerinde (millette/halkta) olduğunu hatırlatmak zorundalar… Bu durum öğretici olmak zorunda, hele de ülke kritik bir tercihe giderken… Her kim olursa olsun, sınırsız yetkiyle donatılan ve ‘kontrolü’ zor bir güç, benzer örnekleri hem de daha sert sonuçlarla ortaya koyabilir. Bu durumun da genel olarak toplumun emeğiyle geçinen kesimlerini doğrudan ve yakıcı etkileyecek olması tahmin edilmesi zor bir şey değil.

Ha diğer yandan, diğer yandan Zonguldak’ın sarı baretlilerin ataları geçmişte siyasal alanla yaşanan inatlaşmalara verdikleri yanıtlarla, Türkiye işçi sınıfı tarihinde özel başlıklarla yer almaktadır, onu da hatırlamalı elbette…Açıklamada geçtiği gibi “…madenciler ve Zonguldak halkı bunu hak etmiyor”; ve elbette tüm Türkiye de…

Zonguldak’a, madencilere ve emeğe bin selam…

 

Genel Maden İşçileri Sendikası’nın konuyla ilgili açıklaması (05 Nisan 2017) (http://www.genelmadenis.org.tr ):

 

 

Sendikamız Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak mitingiyle ilgili bir basın açıklaması yaptı.

Sendikamız Yönetim Kurulu’nun açıklaması şöyle;

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 4 Nisan 2017 tarihinde toplu açılış töreni için geldiği Zonguldak’ta halkımıza hitap etti.

Madenci Anıtı’nda yapılan mitinge başta maden işçileri olmak üzere ilçelerden ve çevre illerden de katılım oldu.

Kürsüye ilk olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Berat Albayrak çıktığında madenci arkadaşlarımız “İşçi alınsın, üretim artsın” sloganıyla, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) içinde bulunduğu duruma dikkati çekmek istediler.

TTK’nın bağlı olduğu Sayın Bakan, Bakanlar Kurulu’nda çalışma yapıldığını, özellikle redevanslı sahalarla ilgili istihdama dönük çalışmaların son aşamaya geldiğini söyledi.

Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız kürsüye çıktığında Zonguldak ile ilgili güzel sözler sarfettiği bir noktada madenci arkadaşlarımız yine “İşçi alınsın, üretim artsın” sloganını tekrarladılar.

Bunun üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız, farklı bir üslupla, sözünün kesilmemesini isteyerek, “Olayı bazı fitne unsurlarının girmesiyle slogana dönüştürmeyin” dedi. Sayın Cumhurbaşkanı daha sonra “Bakın, 3 bin-3 bin 500 işçi alan benim. Bana slogan atmayın, bunu başkalarına yapın” ifadelerini kullandı.

Alana bir çoğu ocaktan çıkarak maden elbiseleriyle gelen yaklaşık 3 bin madenci arkadaşımız Sendikamızın çağrısıyla alana gelmiş olup sloganlar da madenci arkadaşlarımız tarafından atılmıştır.

İktidar partisi milletvekilleri başta olmak üzere çeşitli kanallardan bilgilendirmeye çalıştığımız Sayın Cumhurbaşkanımıza doğrudan talepte bulunabilmek için madenci arkadaşlarımız gönüllü olarak alana gelmiş, işine, aşına ülkesinin ve milletinin geleceğine sahip çıkmak adına görevini yapmıştır.

Hiç kimsenin en küçük bir art niyeti yoktur. Bu slogan bizim 1990’dan beri attığımız en temel sloganımızdır. Çünkü Zonguldak’ın belkemiği olan TTK, o zamandan bugüne istikrarlı olarak norm kadroyla çalıştırılmamıştır.

Bakınız, 2002 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar olduğunda TTK’da 15 bin 119 işçi çalışıyordu.

Kuruma, 2006 yılında 1208, 2009’da 3 bin 67, diğer yıllarda parçalı olarak 1556  işçi olmak üzere toplam 5 bin 831 işçi alınmıştır.  Yani 3 bin 500’den daha fazla işçi alındı. Ancak bugün Sayın Cumhurbaşkanımız geldiğinde TTK’daki işçi sayısı 7 bin 876’dır ve iş sağlığı ve güvenliğini tehdit eder noktadadır.

Yani toplamda 13 bin 74 işçi emekli olmuştur. Öyle anlaşılıyor ki bu durum İktidar partisinin Zonguldak’taki siyasi kadroları tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza anlatılmamıştır. Ne yazık ki bu eksiği kapatmak maden işçilerine düşmüştür.

Sürekli yaşanan emeklilikler nedeniyle alınan işçi sayısı üretimi artıracak bir anlam ifade etmemiştir. Ve TTK, tarihinin en düşük işçi sayısıyla çalışmaktadır.

Kaldı ki 15 yıldır iktidarda olan Hükümetin bakanları bu kurumda üretim artmaması konusunda hiç kimseye hesap sormamıştır.

Biz maden işçileri olarak Kurumda bize verilen görevi eksiksiz yapıyoruz.

Kurumun bugünkü halinden en son sorumlu tutulacak kişiler maden işçileridir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu söylemi sadece maden işçilerini değil tüm Zonguldak halkını derinden üzmüştür. Madenciler ve Zonguldak halkı bunu hak etmiyor.

2002 yılında 620 binlerde olan Zonguldak’ın nüfusu bugün 595 binlere inmiştir. Zonguldaklı işsiz gençlerin başka illere göç ettiği ve bir çoğunun da ölümü göze alarak kaçak ocaklarda çalıştığı bu ortamda TTK’da istihdam edilmelerini talep etmek öncelikle siyasetçilerin görevidir.

Zonguldak halkı adına asıl cevap vermesi gerekenler iktidar partisinin milletvekilleri ve siyasi kadrolarıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur”.


GMİS’in açıklaması sendikanın internet sitesindeki haliyle yayınlanmıştır. Yazıda kullanılan görsel sozcu.com.tr internet sitesinden alınmıştır.