Direniş Genişliyor: Bursa’da Metal İşçileri Neden Direnişte? Süreç Nereye Gidiyor?

ölmek var dönmek yok
facebooktwittergoogle_plusmail

M.Berkay Aydın – (19 Mayıs 2015)

 

Bursa’da Renault fabrikası işçileriyle başlayan direniş rüzgarı Tofaş, Coşkunöz ve Mako işletmelerinin işçileriyle sürüyor. Renault işçilerinin üç temel talep üzerinde başlattıkları direnişe geçtiğimiz üç gün içerisinde üç ayrı işletmenin işçilerinden de destek geldi. Tüm işletmelerde yetkili sendika Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası…Ve tüm işletmelerin işçilerinin ortaklaştıkları ana taleplerinden birisi bundan sonra Türk Metal’in kendilerini temsil etmemesi…

Renault ve Tofaş gibi otomotiv sektörünün kamuoyu tarafından bilinen dev firmalarının yanında adı geçen Coşkunöz ve Mako işletmeleri de hem Türkiye, hem de Bursa sanayisi için oldukça önemli ve köklü kurumlar. 1500’ün üzerinde işçi istihdam eden işletmelerden Mako, otomotiv parçaları imal eden ve 1970’den bu yana faaliyet gösteren bir kurum. Yine 1970’lerden bu yana üretim yapan Coşkunöz, özellikle otomotiv sektörüne yönelik kalıp ve seri saç parça imalatıyla biliniyor. 

Emeğin haklarını baskılayan sistemin ‘teklemesi’

Metal işkolunda uygulanan MESS’in gücüyle (işveren sendikası) şekillendirilen ‘grup toplu iş sözleşmesi’nin bugünkü verilerle beraber özü itibariyle ‘işçi aleyhine’ bir durum oluşturduğundan bahsetmek mümkün. Buna göre MESS’te örgütlenen işveren firmalar sektörde örgütlü işçilerle grup toplu iş sözleşmeleri yapmaktalar. Bugün 1.5 milyon civarında toplam çalışanın bulunduğu metal işkolunda 230 bin civarındaki işçi ağırlıkla ‘büyük’ işletmelerde sendikalı durumda (işkolları ve sendikalar için bakınız). 230 bin işçinin büyük çoğunluğu, yaklaşık 170 bini Türk Metal Sendikası’na üye gözüküyor. MESS’e bağlı olan işletmelerle Türk Metal’in yaptığı grup toplu iş sözleşmesinden ise en son dönem için yaklaşık 110 bin işçi etkilenmişti. Türk Metal ve MESS arasındaki ilişki ve bağıtlanan sözleşmeler bu kritik sektörde oldukça önemli durumda. DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş’in genelde yaptığı mücadele işyeri bazında daha geniş haklar içeren sözleşmeler yapmak şeklinde gelişiyor.

diren babacım

 

Geçen yılın son günlerinde 15 Aralık 2014’de onlarca işyerinde 110 bin civarında Türk Metal üyesini ilgilendiren sözleşmeye karşı tepkiler cılız da olsa bulunmaktaydı. Bunun yanında önceki sözleşme döneminden işletmede yaşanan ‘sendikal yetki’ tartışması sürecini dolayısıyla Bursa’daki Bosch fabrikası işçileri ‘yasal nedenlerle’ grup toplu iş sözleşmesinin dışında kalmışlardı. Yaklaşık 3.5 yıl sonra Bosch işletmesinde Türk Metal Sendikası işletme özelinde bir sözleşme yapmıştı. 14 Nisan 2015 tarihli bu sözleşme sonrası önceden yapılan ‘grup toplu iş sözleşmesinde’ hak kayıplarını daha net gören Bursa’da özellikle büyük işletmelerde çalışan işçiler, Mayıs ayıyla beraber ciddi bir hareketlilik sürecine girmişlerdi. Bosch sözleşmesi bir anlamda ‘tetikleyici’ bir rol üstlendi. Aynı zamanda ‘sendikaya karşı mücadeleyi’ de içeren hareketlenme Renault işçilerinin 15 Mayıs’ın ilk saatlerinde başlattığı direniş sonrası bölgede yayıldı. İşin daha ilginci Bosch’daki bu süreç, işletmedeki işçilerin önemli bölümünün önceki dönemde ücretler ve sendikal temsil gibi nedenlerle DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş’e üye olmalarıyla başlamıştı. Bosch’daki yetki savaşını Birleşik Metal kaybetmiş olsa da, hem sürecin kattıkları, hem işletmedeki genel hava, hem de Türk Metal’in ‘sıkışması’ nedeniyle işçiler açısından olumlu anlamda dikkat çekici bir sözleşme yapılabilmişti (Bu konudaki bir haber için bakınız).

telefon

Renault’dan sonra Tofaş, Coşkunöz ve Mako gibi büyük işletmelere yansıyan direniş aslında bir yandan MESS ve Türk Metal arasında yıllardan beri tüm sektörü belirleyen ilişki ve genel olarak sistemi de sorguluyor. MESS’in son yaşanan gelişmelere ilişkin açıklaması oldukça tedirgin olduklarını gösterir nitelikte. ‘Yasadışı ve katlanılamaz’ olarak nitelendirilen direniş süreci için işçiler ‘haksız talepte bulunmakla’ suçlanıyor. Türk Metal ise ‘kurumsal kaygı’ taşıdığı belli olan konu ile ilgili açıklamasında, bir yandan ‘iş barışına’ vurgu yapıp, bir yandan kısaca Bosch sürecini anlatıp, diğer taraftan da ‘işveren vekillerinin işçilerde büyük beklenti’ oluşturmasına eleştirel olarak değinmekte…

Coşkulu ‘direniş’ nereye gidecek?

Bursa gibi tribün kültürünün ve futbolun kente oldukça hakim olduğu bir kentte işçilerin ‘tribünler’ referanslı sloganları ve coşkuları Gezi sürecindeki eylemleri de anımsatıyor. Farklı fabrikalardan işçilerin birbirlerini ‘tezahuratlarla’ selamları, Türk Metal’e ‘elveda’ demeleri büyük bir coşkuyla ve tribünlerin evrensel sembollerinden ‘meşalelerle’ yapılıyor. Kemal Sunal’ın Kibar Feyzo filmindeki unutulmayan repliği ‘Harranlıyız’ direnişte önemli bir kavrama dönüşmüş durumda, pankartlarda, sloganlarda ‘Harranlı’ vurgusu öne çıkıyor…Popüler kültürün imgeleriyle hayli canlı bir direniş pratiği dikkat çekiyor…

Bugün için işçilerin temel olarak istedikleri üç şey biliniyor: 1- İşten atılmaların olmaması, 2- Türk Metal’in kendilerini temsil etmemesi, işçileri kendi seçtikleri arkadaşlarının temsil etmeleri, 3- Ücretlerde iyileştirme…meşale

Türk Metal’in açıklamasında da belirttiği nokta ‘3’ senelik sözleşmenin yasal olarak değiştirilmesinin mümkün olmaması. ‘Yaptık, artık böyle’ gibi bir anlayış. Buna karşın işçiler öne sürdükleri üç şarttan vazgeçecek gibi görünmüyorlar. En azından kısa vadede Türk Metal’in bölgede işçileri ‘temsili’ fiilen mümkün gözükmüyor. Türk Metal başkanı Pevrul Kavlak da zaten konuya ilişkin açıklamasında ‘yapılacak birşey yok, sözleşmeyi yaptık oldu’ şeklinde özetlenebilecek bir duruş sergiliyor. Buna karşın DİSK’e bağlı Birleşik Metal yapacak şeylerin olduğunu belirtiyor. Buna göre sendika tarafından 23 Nisan 2015 tarihinde sendika resmi internet sitesinden yapılan ‘100 bin işçi sözleşmeden memnun değilmiş! Biz yaptık siz de yapabilirsiniz!’ adlı açıklamada şu noktalara dikkat çekiliyor:

“1) Yasaya göre sözleşmelerin yürürlük maddesi hariç bütün maddeleri tadil edilebilir.

2) Sendika ile MESS arasında akdedilen toplu iş sözleşmesinde belirlenen hakların dışında haklar işverenlerle işçilerin anlaşması koşuluyla uygulanabilir. Nasıl işverenler sözleşmelere aykırı uygulamaları işçilerin onayını aldık yaftası altında uygulayabiliyorlarsa işçiler de işverenleri razı ederek sözleşmenin üzerinde uygulama yaptırabilirler. Bunun önünde hiç bir engel yok. İşverenlerin sözleşmenin dışına çıkamayız lafı tümüyle yalandır.

3) Üye olmayan işçiler dayanışma aidatı ödemek yoluyla sözleşmeden aynı koşullarla faydalanabilirler.

4) Üyelik ve istifada noter şartı kalktı. e-devlet üzerinde istifa edilebilir. Sarı sendikanın gardiyan olduğu hapishaneden kurtulmak bir tık yakınınızda.”

Birleşik Metal’e bağlı işyerlerinden işçiler ve sendika sürekli olarak Bursa’daki sürece destek mesajları gönderiyor. İşkolunun barajı geçen üç sendikasından biri olan Hak-İş’e bağlı Çelik-İş Sendikası ise direniş sürecine dair resmi bir açıklama yapmış değil. Sadece süreç öncesi Türk Metal’in sendikadan istifa eden işçilere yönelik saldırısını kınayan bir açıklamaları bulunmakta. Tüm bir çalışma ilişkileri sistemini, metal işkolunda sermaye ve emek ilişkilerini derinden etkileyebilecek bu süreçte, iktidarı da kollayan Çelik-İş ‘oldukça temkinli’ bir pozisyon almış gözüküyor.

abb işcisi destek

DİSK Birleşik Metal-İş’in genel mücadelesi ‘grup toplu iş sözleşmesinin’ işçi aleyhine etkisini yok etmek üzerine kurulu. Kimi işyerlerinde verilen mücadele sonucu, MESS’ten ayırdıkları firmalarda ‘grup toplu iş sözleşmelerinin’ çok üzerinde kazanımlar elde ettiklerini vurgulayan sendika, metal işçilerini kendi saflarına çağırıyor. Toplam 25 bin civarında üyeye sahip olan sendika Renault işçilerine sendikalarının çatısı altında kendi şubelerini kurmaları önerisini götürmüştü. Bugün direnişteki toplam işçi sayısı Birleşik Metal’in üye sayısının yarısından fazla…Bunun yanında sendika, işçilerin özellikle Türk Metal deneyiminden rahatsız oldukları ‘anti-demokratik’ süreçlerin olmayacağını ısrarla vurguluyor.

Süreç oldukça hızlı gelişiyor; işçilerin direnişi ve direnişin yayılması devam ederse metal işkolu ve dolayısıyla Türkiye’deki çalışma ilişkileri ciddi değişimlere gebe gözüküyor. Seçimler öncesi dönemde direnişteki işçilerin alanı da aslında bir yandan genişliyor. Türk Metal’in bundan sonraki endişesi aslında ‘bu isyanın yayılması’ gibi gözüküyor. Bursa’da Renault’dan başlayan direniş tüm Türkiye’yi bambaşka bir havaya sokabilir. En kritik işkollarından birisi olan metal işkolunda yaşanacak köklü değişimler tüm ülkeyi etkileyecektir. Hepsi bir tarafa, binlerce işçi sınıf dayanışmasının ve mücadelesinin önemli bir deneyimini yaşıyor. Durumun kendisi zaten şimdiden tarihte altı çizilerek anılacak hareketler arasına girdi bile…

 

 

Yazı halkci.org için yazılmıştır. Yazıda kullanılan görseller R-M Renault Metalis, Metal İşçilerinin Sesi, Birleşik Metal-İş Sendikası’nın facebook sayfalarından alınmıştır.