Hakkımızda

Halkci.org esas olarak Gezi Süreci sonrası bir grup insanın deneyimleri, ülkenin özel tarihsel şartları ve tartışmaları sonucu ortaya çıktı. Halkci.org’la uğraşanların ağırlıklı bir kısmı, Gezi Süreci sonrası, sosyolojik ve politik olarak Türkiye’de daha iyi bir yaşam için mücadelede ‘en geniş barikat’ olarak tanımladıkları CHP’ye katıldı. Halkçı, önceden beri partide olan arkadaşlarımızla beraber sol, sosyal demokrasi, yeni-halkçılık adına toplumsal mücadeleler ışığında ve değişen dünyadaki gelişmelere uygun bir ‘arayış’ olarak, bir platform ihtiyacımızdan ortaya çıktı.

‘İdeolojik kriz’ ve benzeri tanımlamalar bugün hem sosyal demokrasi hem daha radikal siyasal tanımlamalar için kullanılıyor. Bugün bunun gerçekliği değişen dünyada saklı. 19. yy. boyunca, geniş kitlelerin refahı, özgürlüğü ve eşitliğini savunan farklı siyasal çizgiler birçok açıdan içiçeydi. Buna örnek olarak hem birçok düşünürü hem birçok kurumu vermek mümkün. 20. yy. içerisinde birbirlerinden ayrışan özgürlükçü, eşitlikçi ve adaletçi siyasal yaklaşımlar, 21. yy.’ın neo-liberal vahşi kapitalizm ortamında bir anlamda 19. yy.’ı andıran bir süreçte ister istemez ‘kriz’ içerisinde tanımlanıyorlar. Sosyal demokrasinin ortaya çıkışı ve tarihsel gelişimi de sadece ‘kapitalizm içinde’ tanımlanabilecek bir siyasal pozisyona işaret etmez, hatta ortaya çıkışı sürecinde tam tersi temellendirmeleri bulmak çok daha olasıdır. Demokrasinin yerleşebilmesi, güçlü ve varlıklı grupların değil, geniş kitlelerin söz, yetki ve karar sahibi olabilmesi ile mümkündür. Gerçek demokrasi ancak toplumsal eşitsizliğe karşı mücadele ile gerçekleşebilir…

Guy Fawkes’den Mustafa Kemal’e, Köroğlu’nun Adaletinden %99’un Haklarına

Gezi Süreci, Türkiye’de ‘demokrasi’ kavramını muhafazakâr söylemin elinden alıp, tarihsel ve evrensel olarak çok daha güçlü bağları olan halkçı-eşitlikçi-özgürlükçü bir mecraya çekmiştir. Bunun yanında dünyanın dört bir yanındaki hareketler, beklentiler, neo-liberal kapitalizm döneminde daha fazla ortaklaşan sorunlar dikkat çekmektedir. Guy Fawkes maskeleri Brezilya’dan Türkiye’ye evrensel bir toplumsal adalet sembolü haline gelirken, dünyada genel olarak geniş kitlelerin sıkıntıları ve küresel elitlerin gücü karşısında mağdur olan milyonların ‘arayışları’ söz konusudur.

Guy Fawkes maskesinin küresel olarak temsil ettiği eşitlik, özgürlük ve adalet temaları ile ülkenin ilerici ve devrimci değerlerini sembolize eden Mustafa Kemal figürü nasıl Gezi alanlarında birleştiyse; bugün politik alanda da dönemin ‘ruhuna’ uygun kavramsallaştırma ve arayışlara ihtiyaç vardır. Mustafa Kemal gibi, kısa dönemde yaptıklarıyla tüm dünyada takdir toplayan, benzeri az görülür bir kurucuyu karakterize eden en önemli şeylerden biri, şüphesiz ki radikal modernleşmecilik anlamıyla devrimcilikti. Bu terimin sahip olduğu bütün imalarla beraber eşitlik ve demokrasi arayışlarının ülke tarihindeki son halkası olarak yaşanan Gezi Süreci’yse, radikal bir güç olarak halkı bütün renkleri ve ortak paydalarıyla cisimleştiren ve bunun kalıcılaşması için halkçı bir kimliğin inşasına duyulan ihtiyacı gösteren bir momentti. Bu bağlamda, Halkci.org, daha eşit, adil, özgür bir ülke ve dünya için solun-sosyal demokrasinin-toplumsal muhalefetin güncel küresel gelişmelerinin yansıtılacağı, evrensel teorik tartışma ve yaklaşımların ele alınacağı; diğer yandan, memleket siyasetine, siyasal kültürüne ve ideolojik tartışmalarına yukarıda işaret ettiğimiz perspektif dahilinde katkı sunabilecek bir arayış platformu olarak kurgulandı. Halkci.org evrensel demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü değerler çerçevesinde her türlü katkıya açıktır.

Halkci.org neleri kapsar?

Yaşar Usta’yı kapsar, Köroğlu’nu kapsar. Emperyalizm karşıtlığını, Sandinistleri, Zapatistleri, Mustafa Kemal’i kapsar…İsmail Hakkı Tonguç’u, Hasan Ali Yücel’i, Uğur Mumcu’yu, Ernesto Laclau’yu, Antonio Negri’yi, Hikmet Kıvılcımlı’yı, Mahatma Gandhi’yi, Bülent Ecevit’i, Kemal Sunal karakterlerini, 70’li yılların halkçı Türk Sineması örneklerini, kadın hakları mücadelelerini, Venezuella devrimini ve Chavez’i, Che Guevara’yı, Deniz Gezmiş’i, popüler müziğin her türünü, Mevlana’yı, ırkçılık karşıtlığını, vatanseverliği, Hoca Nasreddin’i, Türkan Saylan’ı, dünyanın her yerindeki sol ve emek hareketlerini ve mücadelelerini, konut hakkını kapsar…Fransız Devrimi’ni, Yunus Emre’yi, Spartaküs’ü, okulu asan öğrencileri, laikliği, sokağı, CHP’yi kapsar…Gezi’yi, ruhunu, 68’i hem doğusuyla hem batısıyla kapsar…Kapitalizmi eleştiriyi kapsar, alternatifleri veya ara-yolları kapsar…Bob Marley’i de Neşet Ertaş’ı da, ‘Sarı Saçlım Mavi Gözlüm’ü de, ‘Imagine’ı de kapsar…Aşureyi de sosyal medyayı da, moru da, nazarlığı da, Fakir Baykurt romanlarını da kapsar…Bu toprakların türkülerini kapsar, Aşık Mahsuni Şerif’i de, Aram Tigran’ı da, Neyzen Tevfik’i de, Aşık Veysel’i de kapsar…AB’yi de, çocuk hakları beyannamesini de, Ahmet Kaya’yı da Edip Akbayram’ı da kapsar…Pir Sultan’ı ve Hacı Bektaş-ı Veli’yi de kapsar; Aşık Paşa’yı da Şeyh Edebali’yi de kapsar…Clara Zetkin’i kapsar, Gülhane Parkı’ndaki ceviz ağacını da her türlü ağacı da kapsar…Şeyh Bedreddin’i de Ahmed-i Hani’yi de kapsar…Ekmek mücadelesi ve ‘fakir edebiyatını’ da kapsar, yaşam tarzı özgürlüğünü de kapsar…Her sabah saat 06.00’da Sincan Tren İstasyonunda mesai yolculuğu için bekleyenlerin gündemini de kapsar, İzmir-Kordon’daki insanların endişelerini de kapsar…Cinsel yönelim özgürlüğünü de, arabeski de kapsar. Proggresive rock’ı kapsar, halkların kardeşliğini kapsar, ‘ay-yıldızı’ kapsar, iftar sofrasındaki susamlı pidenin kokusunu da kapsar. Hayvan haklarını kapsar…Tembellik hakkını da kapsar, gezginliği de kapsar…

Hepsinde tarihsel miras olarak, eşitlik ve özgürlük pusulasını temel alır…

Halkci.org yeni bir halkçılık tartışmasının, 21. yy.’ın evrensel eşitlik mücadeleleri ile ülkenin özgün tarihsel süreci, devrimci ve ilerici potansiyelinin birlikte ele alınarak gerçekleştirilebileceği kabulünden hareket eder. Olağanüstü koşullarıyla AKP’nin yarattığı krizden farklı bir imkân doğurmak mümkündür. Bu çerçevede, Halkci.org, hem CHP içinde hem de dışında benzer ‘arayışta’ olan insanları beraber düşünmeye ve katkı vermeye davet eder…Elbette bu arayışta, dünyada sol-sosyal demokrasi-emek mücadelesi alanındaki güncel gelişmeleri, tartışmaları takip etme ve bunları yerelin özgünlüğüyle ele alma olduğu kadar, bu tartışmalarda cisimleşen siyasal değerlerin hayata geçirilmesi için çalışma gibi noktalar da var. Bu da elbette daha adil ve eşit bir ülke ve dünyaya inananların çabalarıyla olacak.

Daha iyi yaşamak hem ülkemizdeki milyonların, hem de dünyadaki milyarlarca insanın hakkı…Daha iyi yaşayabileceğimiz bir ülke ve dünya ise mümkün…