Monthly Archives: Ekim 2015

Jose Mujica Türkiye’de; Üzerine Yazılan Kitap Türkçe’de…

Mujica TRUE
facebooktwittergoogle_plusmail

Halkci.org – (30 Ekim 2015)

 

Uruguay eski devlet başkanı Jose Mujica Tekin Yayınevi’nden çıkan ‘İktidarda Bir Karakoyun: Saraysız Başkan Jose Mujica’ adlı kitabın tanıtımı için 30 Ekim- 8 Kasım tarihleri arasında Türkiye’de olacak. Tekin Yayınevi tarafından çevrilen kitabın yazarları Andres Danza ve Ernosto Tulbovitz. Bu iki isim yapılan uzun sohbet ve ropörtajları kitaba dökmüşler. Kitabın orjinal adı “Una oveja negra al poder: Confesiones e intimidades de Pepe Mujica”. 2015’in Mayıs ayında Sudamericana Yayınları tarafından yayınlanan kitabın Türkçe çevirisi Ali Tuncer tarafından gerçekleştirilmiş. Kitabın tanıtım bülteninde özet olarak şu ifadelere yer verilmiş : Devamını oku

’23-68- Gezi': Halkçı Gençlik Derneği

23-68 gezi
facebooktwittergoogle_plusmail

M. Berkay Aydın – ( 30 Ekim 2015)

 

Ülkenin oldukça karmaşık siyasal atmosferinde ve yaşanan acı olaylar sonrası ‘umut’ belki de en önemli kavram oluyor insanın hayatında. Ülkemizin dışında dünyada da ‘neo-liberal’ kapitalizmin yarattığı tahribata çözüm önerileri artık daha yüksek sesle aranırken ‘sol’ içinde de yeni ve cesur arayışlar dikkat çekiyor. Bu durum kimi zaman İngiltere’deki Labour Party örneğinde olduğu gibi yıllarca partinin ‘fazla solunda’ olduğundan bahsedilen, adaylıkla ilgili adı geçtiğinde çeşitli bahis firmalarının bahis oranlarında 1’e 1000 verdiği bir politik figürün yüzde 60 oyla partinin başına geçmesinde görülüyor. Kimi zaman ise Güney Amerika’da ‘en yoksul’ devlet başkanı sıfatlı bir isim küresel adalet simgesi oluveriyor. Avrupa’nın güneyinde ‘sol arayışlar’ karşılık bulurken, Kanada’da partisinin adı Liberal Parti olsa da ‘dar gelirlilere’ dayanan kampanyasıyla ‘zenginlere daha fazla vergi’ diyen bir ilginç isim anket şirketlerini de yanıltarak seçimlerde zafere ulaşıyor. Güney Amerika’da Lula’yla, Chavez’le bir şeyler denenmişti ve arayış sürüyor. Örnekler çoğaltılabilir. Bugün dünyada 20. yüzyolda oluşmuş sosyal demokrasinin de ‘sınırları’ tartışılıyor. Neo-liberal kapitalizmin ezberlerini başka renkte veren ‘merkez’ söylemler, ‘merkez’ ülkelerde bile prim yapmıyor. Yunanistan’da PASOK’un durumu artık siyaset biliminde ‘pasokification’ diye bir kavrama dönüşüveriyor. Yeni dönemde ortada ‘net’ programlar belki yok ama sınırları zorlayan bir ‘arayış’ olduğu açık…Bunun da dayandığı en önemli bağlam yeni bir ‘halkçılık’…Hem Türkiye’de hem dünyada insanlar ‘daha iyi bir yaşamı’ hak ediyorlar şüphesiz. Fakat bu nasıl olacak? Eskinin doğruları yeter mi? Veya yeni olan neyi içermeli? Devamını oku

Cumhuriyet Halk Partisi ve Türkiye Modernleşmesi

köy enstitüsü foto 1
facebooktwittergoogle_plusmail

Duygu Hatıpoğlu Aydın – ( 19 Ekim 2015 )

Modernleşme sadece Türkiye açısından değil, evrensel olarak tüm dünyada üzerine oldukça tartışılan ve yaşadığımız dönemi pek çok açıdan belirleyen düzenlemeler bütünü olarak görülebilir. “Modern”liğin, “modernizm”in, “modernleşmenin” merkezi olduğunu kabul edebileceğimiz Batı coğrafyası dahi bu konuda farklı deneyimlere sahip olduğundan, ideal tip olarak “modernleşme”nin karmaşık bir kavram olduğu söylenebilir. Bunun yanında Batı-dışı dünyaya bakıldığında elbette durum çok daha fazla karmaşıklaşacaktır. 19. yüzyıl ortalarında başlayıp 20. yüzyıl başlarına kadar gelen bir dönemi ve sonrasındaki etkileri kapsayan Japon Meiji Dönemi modernleşmesinden, Türkiye modernleşme sürecine, 1960’ların üçüncü dünya bağımsızlık mücadeleleriyle iç içe geçen modernleşme süreçlerine kadar farklı birçok örneğe dikkat çekmek mümkündür. Devamını oku